ANSİAD’DAN AB VİZYONU: "AVRUPA İLE ENTEGRASYON GELECEĞİN TA KENDİSİDİR"
Antalya Sanayici ve İş
İnsanları Derneği’nin (ANSİAD) “Türkiye’nin AB Tam Üyeliği: Özel Sektör
Girişimi” konu başlıklı 2026 faaliyet yılı 8. Olağan Toplantısı, 28 Nisan 2026
Salı günü Akra Hotels’de gerçekleştirildi. ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan
Özbek moderatörlüğünde düzenlenen toplantının konuğu, DEİK / Türkiye-Avrupa İş
Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ oldu. Toplantıda, küresel
ekonomideki değişimler ışığında Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan ekonomik ve
stratejik entegrasyonu detaylı bir şekilde ele alındı.
Özbek: "Üretim
Felsefemiz Kökten Değişiyor"
Toplantının açılış
konuşmasını yapan ANSİAD Başkanı Ercan Özbek, dünya ekonomisinin enerji
güvenliği, lojistik hatlar ve tedarik zincirleri üzerinden yeni bir eşikten
geçtiğini vurguladı. Bu değişimin sadece ticaret rotalarını değil, üretim
felsefesini de değiştirdiğini belirten Özbek, yeni dönemin parolasını “Made
with Europe” olarak ilan etti. Başkan Özbek, bu yaklaşımın altını şu sözlerle
çizdi: "Üretim artık yalnızca düşük maliyetle değil; güven, coğrafi
yakınlık ve tam entegrasyonla tanımlanıyor. Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu bu yeni
üretim modelinde Türkiye, sadece bir tedarikçi değil, vazgeçilmez bir çözüm
ortağı olarak konumlanıyor. Rekabetin kurallarının yeniden yazıldığı bu
süreçte; hızlı, güvenilir ve sürdürülebilir üretim kabiliyetimiz en büyük gücümüzdür."
Özbek: "
Avrupa ile
Entegrasyon: Bir Tercih Değil, Geleceğin Stratejik Kaldıracı”
Antalya iş dünyasının
Avrupa ile olan köklü ekonomik bağlarını güçlendirme konusundaki kararlılığını
yineleyen Başkan Ercan Özbek, bu sürecin sadece ticari bir alışverişten ibaret
olmadığını vurguladı. Türkiye’nin Avrupa ile olan ilişkilerinin derinleşmesinin
ülke ekonomisi için en önemli büyüme motorlarından biri olduğunu belirten
Özbek, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Biz ANSİAD olarak çok net bir
duruşa sahibiz. Avrupa Birliği ile daha derin, daha öngörülebilir ve daha güçlü
bir entegrasyon, Türkiye ekonomisinin önünü açacak en önemli kaldıraçlardan
biridir. Jeopolitik gelişmeler ve değişen ticaret hatları bize açık bir
gerçekliği hatırlatıyor; Türkiye için Avrupa ile entegrasyon bir seçenek değil,
geleceğin ta kendisidir. Bu yolda dış ekonomik ilişkilerimizin amiral gemisi
olan DEİK’in ortaya koyduğu vizyonu ve özel sektörün dinamizmini son derece
değerli buluyoruz." Başkan Özbek, Antalya’nın üretim ve ihracat
potansiyelini bu vizyonla birleştirmeye hazır olduklarını ifade ederek,
tecrübesiyle Türkiye’nin dış ekonomik ilişkilerine yön veren Mehmet Ali
Yalçındağ’ı ağırlamaktan duydukları onuru dile getirdi ve değerlendirmelerini
yapmak üzere sözü konuğuna devretti.
Yalçındağ: "AB’ye
Tam Üyelik Hedefinde Sektörün Sesini Yükseltmeliyiz"
Başkan Ercan Özbek’in açılış konuşmasının ardından sözü alan DEİK / Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Antalya iş dünyasının samimiyeti ve misafirperverliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek konuşmasına başladı. Toplantının akışında kürsü yerine daha içten bir sohbet ortamını tercih eden Yalçındağ, ANSİAD ile uzun süredir planlanan bu buluşmanın önemine dikkat çekti. Başkan Özbek’in vize ve Gümrük Birliği gibi güncel sorunların ötesine geçerek “Türkiye’nin AB’ye Tam Üyeliği” hedefine odaklanılması gerektiği yönündeki çağrısına destek veren Yalçındağ, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ercan Başkan ile daha önce bu fırsatı yakalamak, sizlerle buluşmak için defalarca konuşmuştuk, bugüne kısmetmiş. Antalya'daki bu samimiyeti ve yakınlığı görmek benim için çok değerli. Bugün konu başlığımıza baktığımızda; bir taraftan Gümrük Birliği, bir taraftan vize serbestisi diyoruz ancak aslında eli biraz daha yükseltmemiz gerekiyor. AB’ye tam üye bir Türkiye hedefi, hem kamuoyunda hem de iş dünyasında yürekten inanarak savunmamız gereken bir meseledir. Bu görüşü güçlendirerek halka yaymalı ve özel sektörün bu süreçteki kararlılığını her platformda göstermeliyiz."
Yalçındağ: “Trump
Sonrası Yeni Dünya Modeli: "Üç Bölgeli Dünya"
Mehmet Ali Yalçındağ,
konuşmasına küresel siyasetin en etkili figürlerinden Donald Trump’ın dünya
vizyonunu analiz ederek başladı. Trump’ın dünyayı Amerika, Çin ve Avrupa (Orta
bölge) olarak üçe bölen bir coğrafya tanımlaması yaptığını belirten Yalçındağ,
bu modelin Türkiye için sunduğu fırsatları; "Trump, her bölgenin kendi
patronluğunu yapmasını istiyor. Avrupa’ya verdiği mesaj net: 'Güvenliğini
kendin sağla, enerjini yakın bölgeden çöz ve tedarik zincirinde Çin’e bağımlı
kalma.' İşte bu noktada Türkiye, Avrupa’nın hem güvenlik hem enerji hem de
tedarik zinciri için en rasyonel ve en yakın partneri olarak öne çıkıyor.
Trump’ın bu yaklaşımı, aslında bizim Türkiye’yi AB’ye tam üye yapma projemizi
bir sene öne çekmiş oldu." diyerek değerlendirdi. Yalçındağ, bu küresel
jeopolitik değişimin Türkiye’yi Avrupa’nın en güvenli limanı haline getirdiğini
ifade ederek, Avrupa’nın içinde bulunduğu içsel sorunlara dikkat çekti.
Yalçındağ: "Avrupa
Bir Enkazın İçinde: Büyüme Hikayesi Yok"
Avrupa’nın mevcut
ekonomik durumuna dair çarpıcı bir "enkaz" benzetmesi yapan
Yalçındağ, 10. Alman Cumhurbaşkanı Christian Wulff ile yaptığı görüşmelere
atıfta bulunarak; "Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın artık bir büyüme
hikayesi yok. Büyüyemediği için inovasyon yapamıyor, heyecan yaratamıyor.
Christian Wulff bana açıkça; 'Sen zor durumda bir ekonomi diyorsun, biz zor
durumda değiliz' dedi. Çözümü bulunmayan bir çöküş içerisindeyiz dedi.
Düşünebiliyor musunuz? Aklınıza gelir miydi? Avrupa’nın Türkiye’nin
dinamizmine, genç nüfusuna ve üretim gücüne ihtiyacı, bizim onlara olan
ihtiyacımızdan daha fazladır." şeklinde konuştu. Avrupa’nın bu durağan
yapısından çıkış yolunun ancak Türkiye gibi dinamik pazarlarla "full
entegrasyon" kurmaktan geçtiğini belirten Yalçındağ, Almanya üzerinden
yürüttüğü stratejik planın detaylarını paylaştı.
Yalçındağ: "Gizli
Ajandam: Almanya Üzerinden AB’ye Girmek"
Berlin’de kurulan
Alman-Türk İş Konseyi’nin (DTW) kuruluş sürecine değinen Yalçındağ, bu
stratejinin temel amacını "gizli ajanda" nüktesiyle paylaştığını
belirterek; "Christian Wulff bana 'Gizli ajandan var mı?' diye sordu.
Dedim ki; 'Var ama kimseye söylemeyin. Ben Almanya’yı kullanarak Türkiye’yi
Avrupa Birliği’ne sokacağım.' Nasıl dedi? Dedim ki sizle daha çok el ele
sıkışacağız. 55 milyar dolar olan bir ticaret 3 katına çıkacak. 200 milyar
dolarlara yaklaşacak. İşte sizden şu kadar milyon turist geliyor bize. Zaman
geliyor 10 milyona çıkacak. Ondan sonra biz diyeceğiz ki ya biz zaten
Almanlarla beraberiz Avrupalıysa biz zaten Avrupalıyız bunlarla beraberiz biz
diyeceğiz." sözlerini kullandı. Bu ekonomik yakınlaşmanın siyasi engelleri
aşacak en güçlü enstrüman olduğunu vurgulayan Yalçındağ, bu süreçte asıl
görevin siyasetçilerden ziyade iş dünyasına düştüğünü hatırlattı.
Yalçındağ: “İş
Dünyasının Sorumluluğu: "Her Şeyi Siyasetçiden Beklemeyin"
AB sürecinin sadece bir
devlet politikası değil, bir "özel sektör girişimi" olması
gerektiğini savunan Yalçındağ, iş insanlarını inisiyatif almaya çağırdığı
konuşmasında; "Dünya toz duman içindeyken her şeyi siyasetçilerden
beklemeyin. Biz iş insanları olarak ön almalıyız. Ben bu bayrağı aldım, yollara
düştüm. Sizden de ricam budur; bu meşaleyi Antalya’da devralın. Üniversitelere
gidin, sivil topluma gidin, ailelerinize anlatın. Bu fikri sokağa taşımalıyız.
Eğer biz iş dünyası olarak bu fikrin üzerine 'çökersek', o masada yerimizi
alırız." ifadelerini kullandı. Yalçındağ, bireysel ve kurumsal çabaların
birleşerek toplumsal bir talebe dönüşmesi gerektiğini ifade ederek, konunun
Ankara nezdindeki yankılarını dile getirdi.
Yalçındağ: “Ankara’nın
Bakışı: "Önünüzü Temizleriz, Yürüyün"
Girişimini başlatmadan
önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yaptığı görüşmenin detaylarını
aktaran Yalçındağ, devletin bu konudaki tutumunu; "Cevdet Bey’e
'Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne sokmaya karar verdim' dediğimde güldü ve 'Bizim
40 yıldır yapamadığımızı nasıl yapmayı düşünüyorsunuz?' dedi. Efendim dedim şu
anda tam zamanı olduğunu düşünüyorum. Kırk yıldır zamanı olmayan bir şeyin
peşinden koşmuşuz. Niye koşmuşuz bilmiyorum. Şu anda yapmak mecburiyetindeyiz.
Bu bir elzem. Dedi ki ben bu cümlenizi satın aldım. Tam zamanı şeyini beğendim
dedi. Bizi çağırdığınız her türlü toplantıya katılırız, yardımcı oluruz,
geliriz, anlatırız. Ta ki siz Avrupa'da birisini ikna edip, Biz Türkiye'yi
almaya karar verdik sözünü getirip Cumhurbaşkanımızın önünde dediğiniz anda biz
de bütün gerekleri yaparız." sözleriyle özetledi. Devletin desteğini
arkasına alan bu girişimin uluslararası arenadaki psikolojik bariyerleri nasıl
aşabileceğini ise geçmişteki İspanya tecrübesi üzerinden örneklendirdi.
Yalçındağ: “İspanya
Örneği ve "Doğal Avrupalı" Özgüveni”
Avrupalıların
Türkiye’den "başarıya aç bir toplum" olduğu için çekindiğini belirten
Yalçındağ, İspanya’nın üyelik sürecindeki azmini örnek göstererek;
"İspanyollar Brüksel’de kendilerine 'köylü' muamelesi yapıldığını,
asansöre bile alınmadıklarını anlattılar. Ama inat ettiler ve girdiler. Biz de
öyle yapmalıyız. Biz zaten doğal Avrupalıyız. 20 milyon Avrupalı turisti
ağırlayan Antalya, zaten bu yaşam şeklinin bir üyesidir. Artık sadece onlara
hizmet veren değil, onların problemlerini de çözen bir ortak olmalıyız. Avrupa
çökerse biz de sıkıntıya gireriz; yüzde 50 ihracatımız oraya gidiyor."
vurgusunda bulundu. Yalçındağ, Türkiye'nin sahip olduğu bu potansiyeli
özgüvenle masaya koyması gerektiğini belirterek, Brüksel'e yönelik "tam
saha pres" stratejisini açıkladı.
Yalçındağ: “Tam Saha
Pres: "Türkiye AB’ye Tam Üye Olacak"
Yalçındağ, konuşmasını
Avrupa’daki karar vericiler üzerinde baskı kurmanın önemine değinerek ve ANSİAD
üyelerinden bu vizyona sahip çıkmaları için söz isteyerek; "Financial
Times’a tam sayfa ilan verdik, Brüksel’i sarstık. Şimdi tam saha pres zamanı.
AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos gibi isimlere Antalya’dan sevgi ve
ilgiyle 'biz buradayız' enerjisi yollayacağız. Çekinmeyin, korkmayın. Türkiye
AB’ye tam üye olacak; çünkü başka çıkar yolları yok. 18,5 trilyon dolarlık bir
ekonomi ve 500 milyon yeni müşteri bizi bekliyor. Biz bu işe inanırsak,
Avrupa’yı çözeriz. Bu meşaleyi size teslim ediyorum." ifadeleriyle
tamamladı.
ANSİAD 8. Olağan
Toplantısı, üyelerin sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından,
ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek’in konuk konuşmacı Mehmet Ali
Yalçındağ’a günün anısına Antalyalı Seramik Sanatçısı Tufan Dağıstanlı’nın
seramik kuşu takdim etmesiyle sona erdi.
Büşra SEVİLEN
Medya Sorumlusu
E-mail: basin@ansiad.org.tr
Tel: 0242 3120303
Fax: 0242 3215511
GSM: 0533 372 69 76