ANSİAD’DA 8 MART’A ÖZEL VİZYON: “YÖNETİM KURULLARINDA KADIN, SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜMENİN ANAHTARIDIR”
Antalya Sanayici ve İş
İnsanları Derneği (ANSİAD), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü özelinde Akra Hotels’de
gerçekleştirdiği 5. Olağan Toplantısı’nda, iş dünyasının geleceğini
şekillendirecek kritik bir vizyonu masaya yatırdı. Yönetim Kurulunda Kadın
Derneği (YKKD) ile ortaklaşa düzenlenen panelde, kadınların karar
mekanizmalarındaki varlığı sadece sosyal bir adalet meselesi olarak değil,
şirketlerin sürdürülebilirliği ve küresel rekabet gücü için vazgeçilmez bir
performans kriteri olarak tanımlandı.
İftar yemeği eşliğinde
gerçekleşen panelde, YKKD Başkan Yardımcısı Arzu Aslan Kesimer, AGT Yönetim
Kurulu Başkanı ve YKKD Mentoru Mehmet Semih Söylemez, YKKD Denetim Kurulu
Başkanı ve Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Özge Bulut Maraşlı ile YKKD Yönetim
Kurulu Üyesi ve YenidenBiz Derneği Eş Başkanı Selen Kocabaş konuk oldu. 10 Mart
2026 Salı günü düzenlenen toplantıda, "Sürdürülebilir Büyüme İçin Yönetim
Kurulunda Kadın" temasıyla bir araya gelen iş dünyası liderleri, yönetim
masalarında dengeleri değiştirecek somut eylem planlarını ve zihniyet
dönüşümünün gerekliliğini tartıştı.
Toplantının açılış
konuşmasını yapan ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek, kadınların
ekonomik ve sosyal hayata katılımının sadece şirketleri değil, ülke ekonomisini
de büyüteceğine dikkat çekerek, “Bugün asıl mesele, karar masalarında
çeşitliliği sağlamak; yani mesele temsil değil, mesele performanstır” dedi.
Özbek: “Bu başlık bir
temenni değil, bir vizyondur”
Toplantının başlığının
güçlü bir mesaj taşıdığını vurgulayan Özbek, sürdürülebilir büyüme ile yönetim
kurullarında kadın temsili arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu ifade etti.
“Sürdürülebilir Büyüme İçin; Yönetim Kurulunda Kadın… Bu başlık bir temenni
değildir. Bu başlık bir vizyondur. Ve aynı zamanda bir zorunluluktur.” diyen
Özbek, günümüz iş dünyasında sürdürülebilir başarının yalnızca finansal
göstergelerle ölçülmediğini söyledi. Özbek konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Artık
biliyoruz ki sürdürülebilir büyüme yalnızca finansal tablolarla ölçülmüyor.
Kurumsal yönetim kalitesi, karar alma mekanizmalarının çeşitliliği ve yönetim
kurullarının kapsayıcılığı şirketlerin uzun vadeli performansını doğrudan
etkiliyor.”
Özbek:
“Potansiyelimizin yarısını hâlâ yeterince kullanmıyoruz”
Dünya Ekonomik Forumu
verilerine atıfta bulunan Özbek, küresel cinsiyet eşitliğine ulaşmak için
mevcut hızla 100 yılı aşkın bir süre gerektiğini hatırlatarak Türkiye’deki
tabloyu değerlendirdi: “OECD ülkelerinde kadınların iş gücüne katılım oranı
yüzde 65 seviyelerindeyken, Türkiye’de bu oran yüzde 35 civarında. Bu tablo
bize, potansiyelimizin yarısını hâlâ yeterince kullanmadığımızı gösteriyor.” Yönetim
kurullarındaki kadın oranının Türkiye’de yüzde 18-20 bandında seyrettiğini
belirten Özbek, çeşitliliği yüksek yönetim ekiplerinin özkaynak kârlılığı,
operasyonel performans ve kriz dönemlerindeki dayanıklılık açısından daha
başarılı olduğunu ifade etti.
Özbek: “Sadece bugünün
kârlılığını değil, yarının kurumsal direncini de korumak zorundayız”
Kadınların yönetim
kurullarındaki varlığının, risk yönetimi ve strateji geliştirme süreçlerinde
nasıl bir çarpan etkisi yarattığına değinen Özbek, sözlerini şöyle
derinleştirdi: “Kadının yönetim kurulundaki varlığı; daha dengeli bir risk
yönetimi, daha kapsayıcı strateji geliştirme, daha güçlü bir kurumsal itibar ve
çok daha uzun vadeli bir bakış açısı demektir. Bugünün dünyasında şirketlerin
dayanıklılığı, sadece finansal verilerle değil, aynı zamanda kurum içi karar
alma mekanizmalarının ne kadar zengin ve kapsayıcı olduğuyla ölçülüyor. Bizler
ANSİAD olarak, Antalya şirketlerinin sadece bugünkü kârlılığını değil, yarının
kurumsal direncini de korumak zorundayız. Bu direnci sağlamanın yolu da yönetim
kurullarımızı farklı yetkinlik setlerine sahip, kapsayıcı bir yapıyla
güçlendirmekten geçiyor.”
Özbek: “Mesele sadece
temsiliyet değil, performans”
ANSİAD olarak Antalya
iş dünyasının geleceğini de düşündüklerini vurgulayan Özbek, şirketlerin
küresel ölçekte rekabet edebilmesi için yönetim anlayışlarının da dönüşmesi
gerektiğini söyledi. “Biz bugün burada bir farkındalık toplantısı
yapmıyoruz. Biz bir zihniyet dönüşümünün parçası oluyoruz. Bugün asıl mesele
temsil değil, mesele performanstır. Hedefimiz, genç kadın profesyonellerin üst
yönetim basamaklarına daha hızlı ulaşabildiği, yetkinliğin cinsiyetle değil
tamamen liyakatle ölçüldüğü bir iş dünyasıdır.” diyen Özbek, hedeflerinin genç
kadın profesyonellerin üst yönetim basamaklarına daha hızlı ulaşabildiği,
liyakatin esas alındığı ve karar mekanizmalarının daha dengeli olduğu bir iş
dünyası olduğunu ifade etti. Kadınların ekonomide daha güçlü yer
almasının ülke ekonomisine de doğrudan katkı sağlayacağını belirten Özbek,
“Kadınların ekonomik hayata güçlü katılımı sadece şirketleri büyütmez; ülkenin
milli gelirini artırır, gelir dağılımını iyileştirir ve toplumsal refahı
yükseltir.” dedi.
Özbek: “Daha güçlü
şirketler, daha güçlü Türkiye”
Konuşmasının sonunda
Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşabilmesi için kadınların iş
gücüne katılımının artırılmasının ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurgulayan
Özbek, hedeflerinin daha kapsayıcı yönetim yapıları oluşturmak olduğunu belirtti.
“Kadınların daha fazla söz sahibi olduğu şirketler daha güçlüdür. Daha güçlü
şirketler daha rekabetçi bir ekonomi yaratır. Daha rekabetçi bir ekonomi ise
daha güçlü bir Türkiye demektir.” ifadelerini kullanan Özbek, konuşmasını şu
sözlerle tamamladı: “Kadınların enerjisini, birikimini ve liderliğini
ekonominin merkezine taşımak zorundayız. Bu düşüncelerle başta iş dünyasına,
topluma ve geleceğe değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü
bir kez daha kutluyorum.”
Arzu Aslan Kesimer:
“Arz sorunu değil, talep ve aksiyon zamanı”
Toplantının moderatörlüğünü üstlenen Yönetim Kurulunda Kadın Derneği (YKKD) Başkan Yardımcısı Arzu Aslan Kesimer, salondaki kadın-erkek dağılımının dengesine dikkat çekerek, Antalya’nın bu konudaki kapsayıcı yaklaşımını övgüyle karşıladı. Kesimer, kendi kariyer yolculuğunu ve 2011 yılında Mustafa Koç’un vizyonuyla başlayan YKKD serüvenini şu sözlerle paylaştı: “Yıllar önce ilk adımlarımızı attığımızda, önümüze ‘yetişmiş kadın aday yok’ mazereti çıkarılıyordu. Oysa bugün 400’ün üzerinde donanımlı, dünya standartlarında yetkinliğe sahip kadın lider adayımızla bu mazereti tarihe gömdük. Bugün biz bir farkındalık toplantısı değil, bir zihniyet dönüşümü ve somut eylem toplantısı yapıyoruz; çünkü artık arz tarafında bir sorunumuz kalmadı, şimdi mesele bu yetenekli kadını karar masalarına taşıyacak talep ve aksiyonun oluşturulmasıdır” dedi. Kesimer, yönetim kurulunda kadın temsilinin artırılması için artık gönüllülüğün ötesine geçilmesi gerektiğini belirterek, “Antalya’daki iş insanlarının bu geniş havuzdaki donanımlı kadınları değerlendirmeleri, şirketlerinin geleceğine atacakları en stratejik adımdır. Karar vericiler, artık yönetim kurulu odasının kapılarını çeşitliliğe açmalı; kota tartışmalarının ötesinde, liyakatli kadınları masalarına dahil ederek sistemin kalitesini yükseltmelidir. Kadın kadının kurdu değil yurdudur; bizler üst yönetimdeki kadınlar olarak gelecek nesillere açtığımız yollarla, şirketlerin kurumsallaşmasına ve vizyonuna hizmet eden profesyonel bir ağ örüyoruz” ifadelerini kullandı.
Arzu Aslan Kesimer: “Kurumsallaşma
şirketler için korkulacak bir şey değildir”
Kesimer, iş dünyasının
korkularına da değinerek, kurumsallaşmanın bir şirket için korkulacak değil,
aksine sarılınacak bir disiplin olduğunu vurguladı. “Kurumsallaşma denince
birçok iş insanının aklına bürokrasi ve hantallık geliyor, oysa kurumsallaşma
en basit haliyle birbirimize verdiğimiz sözlerin yazılı ve sürdürülebilir bir
disipline dökülmesidir” diyen Kesimer, Antalya'nın anaerkil kökenlerine atıfta
bulunarak sözlerine devam etti. “Valimizin Perge efsanesinden bahsettiği gibi,
aslında sizler zaten bu toprakların beşiğinde, anaerkil bir düzende bu vizyona
sahipsiniz. Kurumsallaşmayı korkulacak bir şey olarak görmeyin; aslında
şirketlerin yaşama gücü için kadınların o doğal düzeni kurma, aileyi ve şirketi
bir arada tutma içgüdüsüne ihtiyacınız var. Bugün buradan ayrılırken, yönetim
masanızdaki eksik olan o sesi tamamlamak için harekete geçmeniz, şirketinizin
geleceği için atabileceğiniz en güvenli adımdır” diyerek panelistlere sözü bıraktı.
Özge Bulut Maraşlı: “Kurumsallaşma
şirketlerin yaşam sigortasıdır”
Bağımsız Yönetim Kurulu
Üyesi Özge Bulut Maraşlı, kurumsallaşmanın şirketlerin ömrünü uzatan bir yaşam
sigortası olduğunu belirterek, dünya devlerinden örnekler verdi. Maraşlı,
“Dünyada yüzyıllardır yaşayan Ferrari, Prada veya Carrefour gibi şirketlerin arkasına
baktığınızda, o kurumsallaşmayı başlatan, şirketi geleceğe taşıyan vizyonun
arkasında hep kadınların olduğunu görürsünüz. Kurumsallaşma, bürokratik bir yük
değil; aslında bir ailenin pazar kahvaltısı gibi, birbirine verilen yazılı veya
sözlü sözler bütünüdür. Bu adımı kadınların cesareti ve basiretiyle atmalıyız,
çünkü bir şirket ancak kendi kurallarını koyduğunda ve o kurallara uyduğunda
yüzyıllar boyu yaşayabilir” dedi.
Maraşlı, gerçek
hayattan kopuk kararların önüne geçmek için yönetim masalarında kadınların
mutlaka yer alması gerektiğini savundu. “Tüketici kararlarının çoğunu kadınlar
veriyor, ancak bu ürünlerin stratejilerinin belirlendiği yönetim kurullarında
kadınlar eksik. Farklı perspektiflerin olmadığı bir masa, gerçek hayattan kopuk
kararlar üretmeye mahkumdur. Aile şirketlerimizde genç jenerasyon
kadınlarımızın ‘Ben buradayım, ben de bu şirketin geleceğinde söz sahibiyim’
diyerek el kaldırması şarttır; bizler, bağımsız üye olarak bu yapıları
dengeleyen, aile şirketlerine kurumsal bir disiplin getiren birleştirici bir
güç olarak hareket ediyoruz” şeklinde konuştu.
Özge Bulut Maraşlı: “Hissedarlar
olarak inisiyatif alma zamanı”
Maraşlı, kurumsallaşma
korkusuna karşı iş dünyasına şu çağrıda bulundu: “Şirketler, kurumsallaşma
deyince işlerinin ellerinden gideceğinden korkuyorlar, oysa kurumsallaşmak
aslında huzur içinde yaşamak için tanımlanmış kurallardır. Kendi kızımın yurt
dışındaki eğitiminde gözlemlediği gibi, kuralların olmadığı evlerde kimse
kimseyi görmezken, kuralların olduğu sistemlerde huzur ve gelecek vardır.
Sizler aydınlık insanlarsınız; şişmanlayan, bürokrasiye boğulan bir yapıya
evrilirse bunu durdurmayı da bilirsiniz.” Maraşlı konuşmasını, “Hissedarlar
olarak lütfen inisiyatif alın, korkularınızı bir kenara bırakın. Kurumsallaşma,
şirketinizin size rağmen varlığını sürdürmesini sağlayan bir sistemdir.
Şirketlerin yaşama gücü için bu adımı kadınların cesaretiyle atmalıyız. Kadın
liderlerin olduğu masalarda alınan kararların hem kârlılığı hem de şirket
ömrünü nasıl uzattığını gördükçe, ne kadar doğru bir yatırım yaptığınızı
anlayacaksınız” ifadeleriyle noktaladı.
Selen Kocabaş: “Yönetim
Kurulu doğru kasların çalıştırıldığı bir orkestradır”
YKKD Yönetim Kurulu
Üyesi Selen Kocabaş, yönetim kurulunun sadece bir araya gelinen bir yer değil,
çeşitliliğin zenginliğe dönüştüğü bir mekanizma olması gerektiğini vurguladı.
Kocabaş, “Yönetim kurulu, doğru kasların bir araya getirilip çalıştırılması gereken
bir orkestradır. Çeşitlilik, bu orkestradaki en güçlü sestir; teknoloji, finans
ve strateji gibi alanlarda kadınların yetkinliklerini kullanmak, şirketleri
geleceğe taşır. Bizler yönetim kurullarında sadece temsil için değil, şirketin
dönüşümüne ve dayanıklılığına değer katmak için varız ve kadın adayların
yetkinliği, bu orkestradaki en akortlu sestir” dedi.
Selen Kocabaş: “Kota
bir torpil değil, sistemin kalitesini artıran bir tercihtir”
Kocabaş, kotanın bir
torpil değil, sistemin kalitesini artıran bir tercih olduğunu belirterek, “İki
yetkin adaydan biri kadınsa, çeşitlilik adına kadını tercih etmek sistemin
kalitesini artırır. Antalya iş dünyasına sesleniyorum; şirketinizin halka açık olmasına
gerek yok, danışman veya bağımsız üye olarak masanıza bir dış göz, yetkin bir
kadın üye oturtun. Kota konusunda ise ‘açıkla ya da uy’ mekanizması yerine,
hedef odaklı zorunluluklara ihtiyacımız var; çünkü kadınlar hazır ve bu dönüşüm
için can atıyor” şeklinde konuştu. Kocabaş, iş dünyasındaki kadınlara ve karar
vericilere çağrıda bulunarak, “İş hayatında pasif kalmak yerine, sorumluluk
alarak doğru zeminde talebi dile getirmek gerekir. Bizler mentorluk
süreçlerimizle, şirketlerin ihtiyaç duyduğu bu donanımlı kadın liderleri
yetiştirerek iş dünyasının hizmetine sunuyoruz. Bugün burada 400 kişilik hazır
bir havuzdan bahsediyoruz ve her biri, jeopolitikten teknolojiye kadar değişen
dünya düzeninde riski yönetmeye hazır liderlerdir” dedi.
Sözlerini aksiyon
odaklı bir çağrıyla bitiren Kocabaş, “Antalya ne yapabilir? Bence öncelikli
olarak bizim bu havuzumuza bakın. Şirketlerinize bir kadınımızı, bir dış göz
olarak masanıza alıp oturtun; neden yapmayasınız? İkinci jenerasyon, üçüncü
jenerasyon gençlerimizi menti havuzumuza dahil edin. Bizler bu havuzda
birbirimizin kurdu değil, yurdu olmayı öğrendik. Sizler de bu zenginliği
şirketlerinize taşıyın, inanın pişman olmayacaksınız” ifadelerini kullandı.
Mehmet Semih Söylemez: “Kadın
liderliği kurumsal bir yatırımdır”
AGT Yönetim Kurulu
Başkanı ve YKKD Mentoru Mehmet Semih Söylemez, kadınların iş dünyasındaki
varlığının şirketin kârlılığına ve geleceğine yapılan en akıllıca yatırım
olduğunu belirtti. Söylemez, “Bir kadının eseri olduğumuz gerçeğiyle başlıyor
her şey. Annemden aldığım o özgüveni iş hayatında profesyonel kadın
arkadaşlarımla birleştirdiğimde, ortaya çıkan verimliliğin ne kadar yüksek
olduğunu bizzat tecrübe ettim. İş dünyasında kadınların varlığı, şirketin
geleceğine yapılan en akıllıca yatırımdır. Mentorluk programımızın interaktif
yapısı sayesinde ben de kendimi yeniliyorum; bu sadece kadınların öğrendiği
değil, bizim de yönetim anlayışımızı daha kapsayıcı kılmayı öğrendiğimiz bir
süreç. Kadınların doğal, annelikten ve kız kardeşlikten gelen o kapsayıcı
zekası, bir şirketi krizlerden çıkarıp başarıya taşıyacak yegane güçtür” dedi.
Mehmet Semih Söylemez: “Geleceğe
Güçlü Bir Köprü Kurmak”
Söylemez, kadın
liderliğine inancını tazeleyerek, “Bizler mentorluk programı ile bu vizyonu
sahiplenen, gelecek nesilleri eşitlikçi bir bakış açısıyla yetiştiren güçlü bir
köprü kuruyoruz. Antalya iş dünyası olarak, kadınlarımızın bu doğal gücünü ve
annelikten gelen o kapsayıcı zekasını ekonominin merkezine alarak çok daha
büyük başarılara imza atabiliriz. Kadınlarımızın iş dünyasındaki varlığına
sahip çıkalım, çünkü onların olduğu her masa, sadece kârlılıkla değil, aynı
zamanda huzur ve sürdürülebilirlikle dolar” dedi.
Söylemez sözlerini,
“Bugün burada gördüğümüz bu tablo, Antalya'nın geleceğine dair umudumu
perçinledi. Yönetim kurullarının kapılarını çeşitliliğe, yani kadınların o
eşsiz perspektifine açtığınızda, aslında şirketinizin yarınlarını garanti
altına almış oluyorsunuz. Bu bir lütuf değil, bu bir tercih değil; bu
şirketinizin geleceği için atmanız gereken en akıllıca, en kârlı adımdır.
Hepimize bu yolda cesaret ve başarı diliyorum” ifadeleriyle noktaladı.
“ANSİAD 5. Olağan
Toplantısı” soru ve cevap kısmından sonra Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek’in
YKKD heyetine günün anısına Antalyalı Seramik Sanatçısı Tufan Dağıstanlı’nın
seramik kuşu hediye takdiminin ardından sona erdi.
Büşra SEVİLEN
Medya Sorumlusu
E-mail: basin@ansiad.org.tr
Tel: 0242 3120303
Fax: 0242 3215511