Antalya Sanayici ve İş
İnsanları Derneği (ANSİAD) 2026 Faaliyet Yılı 11. Olağan Toplantısı, “Türkiye
Ekonomisi: Bugünü Yönetmek, Yarını Kurmak” başlığıyla Akra Hotels’de
gerçekleştirildi. ANSİAD Geçmiş Dönem Başkanı, Ekonomik ve Sektörel Gelişme
Çalışma Masası Başkanı ve WBT Tarım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı H. Ergin
Civan’ın moderatörlüğünü üstlendiği toplantının konuğu, İktisatçı ve Yazar
Prof. Dr. Yalçın Karatepe oldu. Toplantı kapsamında ayrıca derneğe yeni katılan
iş insanları için Üye Alım Töreni düzenlendi.
ANSİAD Ailesi Yeni
Üyeleriyle Büyümeye Devam Ediyor
ANSİAD 11. Olağan
Toplantısı kapsamında, derneğe yeni katılan iş insanları için Üye Alım Töreni
de gerçekleştirildi. Farklı sektörlerden dernek bünyesine katılan; Sibel
Gözüyukarı Eyiler (Mayi Tuz), Dr. Ümran Zorlu (Fizitalya Tıp Merkezi), Dr.
Ahmet Seçim (Genetika Tohum), Efe Cantürk (Aytaş Yapı), Ayhan Topay (Topaylar
Ticaret), üyelik rozet ve belgelerini toplantının konuğu Prof. Dr. Yalçın
Karatepe ile ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek’in elinden aldılar.
Prof. Dr. Karatepe, derneğin her geçen gün güçlü bir biçimde büyümesinden
duyduğu memnuniyeti dile getirerek yeni üyeleri tebrik etti.
Özbek:
"Öngörülebilir Bir Ekonomik Ortam ve Rekabetçi Finansman Şart"
Toplantının açılış
konuşmasını gerçekleştiren ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek, küresel
ekonomideki jeopolitik gelişmeler, ticaret savaşları, artan korumacılık ve
yüksek finansman maliyetlerinin işletmelerin önceliklerini yeniden
şekillendirdiğini vurguladı. Türkiye'nin yalnızca niceliksel olarak büyümesinin
yeterli olmadığını, daha verimli, rekabetçi ve yüksek katma değer üreten bir
yapıya kavuşması gerektiğini ifade eden Özbek, iş dünyasının sürdürülebilir
büyüme için öngörülebilir bir ekonomik ortama, rekabetçi finansman koşullarına,
güçlü bir yatırım iklimine ve yapısal reformlara ihtiyaç duyduğunu dile
getirdi.
Özbek: "Gümrük
Birliği Güncellenmeli, Antalya'da Yazılım ve Dijital Dönüşüm
Desteklenmelidir"
Türkiye’nin Avrupa ile güçlü ekonomik entegrasyonuna dikkat çeken ve Gümrük Birliği’nin günün koşullarına uygun şekilde güncellenmesinin önemine değinen Başkan Ercan Özbek, Antalya’nın vizyonel hedeflerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Antalya açısından baktığımızda; güçlü turizm ekonomimizi korurken, tarım, sanayi, teknoloji, yazılım ve hizmet ihracatı gibi alanlarda daha yüksek katma değer yaratmamız gerektiğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ ve dijital dönüşüm de bu sürecin ayrılmaz bir parçası olacaktır. Bütün bunların merkezinde ise nitelikli insan kaynağı ve girişimci bir iş dünyası yer almaktadır. ANSİAD olarak ülkemizin ve kentimizin sahip olduğu avantajları kalıcı bir rekabet gücüne dönüştürmesi adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz."
Civan: "Geçmiş
Krizlerden Farklı, Uzun Soluklu Bir Süreçten Geçiyoruz"
Toplantının
moderasyonunu üstlenen ANSİAD Geçmiş Dönem Başkanı H. Ergin Civan, 35 yılı
aşkın ticaret hayatındaki deneyimlerine atıfta bulunarak Türkiye’nin içinden
geçtiği ekonomik konjonktürü değerlendirdi. Mevcut durumun geçmişte yaşanan
çalkantılardan ayrıştığına dikkat çeken Civan; "35 yıldır aktif ticaretin
içerisindeyim ve pek çok kriz tecrübe ettim. Ancak mevcut süreç, geçmiş
krizlerden farklı olarak çok daha uzun soluklu bir yapıya büründü. Bu durum
ülkemiz ve üreticilerimiz açısından ciddi zorluklar barındırıyor. Ancak yapısal
sorunlarımızı kararlılıkla çözerek, geleceğe daha sağlam adımlarla yürüyen
güçlü bir ekonomi hedefine ulaşacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu.
Karatepe: "Enflasyon
Yönetiminde Faiz Politikaları ve Arz Dengesi Ön Plana Çıkmalıdır"
Toplantı konuğu
İktisatçı ve Yazar Prof. Dr. Yalçın Karatepe, küresel ve ulusal ekonomik
görünümü veriler, küresel ölçekteki faiz politikaları ve teknolojik dönüşüm
ışığında değerlendirdi. Enflasyonla mücadelede geleneksel sıkı para
politikalarının tek başına yeterli olmadığını savunan Karatepe, dünyada iktisat
literatürünün değiştiğini belirterek şunları kaydetti: "Bugün enflasyonun
temel kaynağı yalnızca yüksek talep değil; tedarik zincirlerindeki kırılmalar,
enerji maliyetleri ve kâr marjlarındaki artışlardır. Sadece faiz artırarak veya
talebi baskılayarak arz kaynaklı enflasyonu tamamen kontrol edemezsiniz.
Türkiye’nin enflasyonda belirli bantlara takılıp kalmasının arkasında bu gerçek
yatıyor. Artık üretimi, tedariği ve arz kaynaklı enflasyonu merkeze alan yeni
bir ekonomi anlayışına kafa yormak zorundayız."
Karatepe: “Çin'in
Yükselişi ve Değişen Dünya Ticaretinde Yeni Devletçilik”
Dünya ticaretindeki
korumacılık eğilimlerine ve Çin’in küresel üretimdeki baskın rolüne değinen
Prof. Dr. Yalçın Karatepe, küresel ölçekte devletin ekonomideki rolünün yeniden
tanımlandığını aktardı. Batı dünyasının en ucuz üretimi bulmak yerine
"güvenli tedarik" ilkesine yöneldiğini belirten Karatepe; "Çin;
nadir toprak elementlerinden pil hücresine, güneş panellerinden elektrikli
araçlara kadar stratejik alanlarda üretimin merkezine oturdu. Buna karşılık ABD
ve Avrupa, devlet eliyle sanayi politikalarını ve yatırımları devasa
teşviklerle destekliyor. Türkiye olarak bizim de montaj platformu veya pazar
olmak yerine, küresel değer zincirlerinde karar verici konuma geçecek stratejik
sanayi hamlelerini hayata geçirmemiz gerekiyor" değerlendirmesinde
bulundu.
Karatepe: "Küresel
Değer Zincirinde Oyun Kurucu Olmak Durumundayız"
Türkiye'nin Çin ile
olan ticaretindeki devasa açığa ve BYD yatırım sürecinde yaşanan tıkanıklığa
değinen Karatepe, uyarısını şu cümlelerle dile getirdi: "Çin ile
ticaretimize baktığımızda dış ticaret açığımızın yarısı tek başına bu ülkeden
kaynaklanıyor. Oraya fazla bir şey satamıyoruz ama sürekli mal almak
durumundayız. BYD gibi yatırımlarda görüldüğü üzere Çin girdileriyle üretip
Avrupa'ya satma düşüncesi çivi bile çakılmadan sonuçsuz kalabiliyor. Dijital
platformlarda da bizi sadece tüketici olarak konumlandırıyorlar. Biz sadece Çin
mallarına pazar olan ya da montaj platformu olarak kalan bir ülke olamayız.
Küresel değer zincirine girmek yetmez; koşulları belirleyen ve oyunda karar
verici olan bir noktaya ulaşmalıyız."
Karatepe: "Bütçe
Açığından Korkmamalı, Harcamanın Niteliğini Denetlemeliyiz"
Bütçe disiplini anlayışını sorgulayan Prof. Dr. Karatepe, bütçe açığının düşük olmasının tek başına bir övünç kaynağı olamayacağını dile getirdi. Benzer ekonomik seviyedeki ülkelerde bütçe açığı yüksek olmasına rağmen enflasyonun Türkiye'nin çok altında kaldığına işaret eden Karatepe, "Mesele para harcamamak değil, o paranın nasıl harcandığını iyi denetlemektir. 2026 bütçesinde faize ayırdığımız pay yüzde 14,5 iken, 18 milyondan fazla çocuğumuzun geleceğini ilgilendiren eğitime ayırdığımız pay yüzde 12'de kalıyor. Devlet tercihlerini faizden yana değil; eğitimden, altyapıdan ve teknolojiden yana kullanmalıdır" görüşünü kaydetti.
Karatepe: "Düşük
Kur ve Yüksek Finansman Maliyeti İhracatçıya Yüktür"
Döviz kurunun enflasyon
oranının yaklaşık 12 puan gerisinde kalmasının reel sektör ve KOBİ'ler
üzerindeki faturasını çıkaran Karatepe; "Dolar/TL kurundaki yıllık değişim
yüzde 17,8 seviyesindeyken, aynı dönemdeki enflasyon yüzde 29,7. Yani
enflasyonun neredeyse 12 puan altında kalan bir kur artışı var. Bu durum,
özellikle küçük ihracatçının üzerine örtülü bir vergi koymak anlamına geliyor.
Maliyetleriniz çok yüksek olduğu için düşük kur seviyesiyle bunları karşılama imkânınız
kalmıyor. Finansman maliyetlerinin yüksekliği, KOBİ'lerin döviz kredilerine
erişememesi, takipteki alacakların artması ve konkordato ilanlarının tırmanması
tesadüf değildir. İmalat sanayi PMI verileri 27 aydır 50 kriz eşik değerinin
altında seyrediyor. Bu tablo, iş dünyasının geleceğe parlak bakmadığını somut
bir şekilde gösteriyor." Dedi.
Karatepe: "Tekstilden
Vazgeçemeyiz, Geleneksel Sektörleri Teknolojiyle Dönüştürmeliyiz"
Prof. Dr. Yalçın
Karatepe ekonomi yönetiminin tekstil ve hazır giyim sektörü için kullandığı
"kontrollü küçülme" yaklaşımına ve sanayi stratejisine dair şu
perspektifi çizdi: "Yaklaşık 900 bin kişinin çalıştığı devasa bir
sektörden niye vazgeçelim? Biz tekstil de üretelim, nanoteknoloji de yapalım.
Biri diğerinin alternatifi değildir. İleri teknoloji sadece nihai ürün demek
değildir; üretim sürecinin kendisidir. İtalya nasıl tekstilde varlığını
sürdürüyorsa, biz de yanmayan, kokmayan, güneşte renk değiştiren kumaş üreterek
tekstilde var olmaya ve bu sektörü teknolojiyle dönüştürmeye devam
etmeliyiz."
Karatepe: “Ekonomik
Güvenin İnşasında Kurumsal Kapasite ve Şeffaflık Büyük Önem Taşımaktadır”
Konuşmasının son
bölümünde ekonomik istikrarın reçetesini paylaşan Prof. Dr. Yalçın Karatepe;
Merkez Bankası ve TÜİK gibi kritik kurumların bağımsızlığına, veri şeffaflığına
ve hesap verilebilirliğe işaret etti. Kurumsal güven ortamının önemine değinen
Karatepe, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bir ekonominin temel hedefi,
toplumun geneline yayılan sürdürülebilir bir refah ortamı oluşturmaktır. İçinde
bulunduğumuz süreçte enflasyonun yarattığı hassasiyetlerin, özellikle alt gelir
grubu ve çalışan kesim üzerindeki yükünü azaltacak adımlara ihtiyaç
bulunmaktadır. Ekonomide kalıcı istikrar, güçlü bir güven ve öngörülebilirlik
zemini üzerinde yükselir. Merkez Bankası ve TÜİK gibi temel kurumlarımızın
özerk ve şeffaf yapılarının güçlendirilmesi, denetim süreçlerinin bütüncül bir
anlayışla yürütülmesi bu güven ortamına katkı sağlayacaktır."
ANSİAD 11. Olağan
Toplantısı, üyelerin sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından,
ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek ve ANSİAD Geçmiş Dönem Başkanı &
ANSİAD Ekonomik ve Sektörel Gelişme Çalışma Masası Başkanı & WBT Tarım A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkanı H. Ergin Civan’ın konuk konuşmacı İktisatçı & Yazar
Prof. Dr. Yalçın Karatepe’ye günün anısına Antalyalı Seramik Sanatçısı Tufan
Dağıstanlı’nın seramik kuşu takdim etmesiyle sona erdi.
Büşra SEVİLEN
Medya Sorumlusu
E-mail: basin@ansiad.org.tr
Tel: 0242 3120303
Fax: 0242 3215511
GSM: 0533 372 69 76